Günümüzde kullanılan telefon ve tablet gibi cihazlara kurulan uygulamalar verilen izinler sayesinde daha da fazla işlevsel olabiliyor. Ancak her uygulamanın her izne ihtiyacı olmaz… Mobil erişim izinlerini tanıyarak ve kontrol ederek ortaya çıkması olan muhtemel veri kaybı ve hırsızlığı sorunlarına çözüm getirilebiliyor.

Küçük ve taşınabilir boyuta sahip olan, dokunarak bile kolayca kontrol edilebilen, çeşitli yollarla iletişim kurabilen ve kurulmasını sağlayan, donanım özellikleri sayesinde birden çok cihazın işlevini biraraya getiren ve her zaman internet ağına bağlı kalarak bilgi alışverişini sürdürebilen yeni nesil teknolojilerin her biri bu mükemmel birleşimin birer ürünü olarak vazgeçilmez olmayı başardı. Yeni bir akıllı telefon veya tablet satın alınırken tüm bu kriterlerin en üst seviyede özellikle karşılanmasına dikkat ederken, cihazlar kullanılmaya başladığında sıra özeleştirmeleri yapmaya geliyor. Seçilen ayarlar, yapılan tercihler ve kurulan uygulamalar ile akıllı telefonlarımız daha da yetenekli oluyor. Ancak ihmal edilen küçük bir ayrıntı her şeyi kötüye döndürebilir; mobil cihazlara kurulan uygulamalar, kişisel bilgiler çalınabilir veya cihazdaki tüm bilgilerin kaybolmasına neden olabilir. Bu olası sorunlara çözüm ise uygulama kurarken verilen izinleri anlamak ve kontrol etmek ile sağlanabilir.

Uygulamalar olmadan güncel mobil cihazlar “akıllı” olarak isimlendirilmeyen eski modellerinden sadece donanımsal olarak daha güçlüdür. Onları farklı kılan ve yeteneklerini arttıran ise kurulan uygulamalardır. İnternet ağı ile sürekli bilgi alışverişinde olan aplikasyonlar böylece en güncel bilgileri kullanıcılarına sunabiliyor. Ancak bu eylemi gerçekleştirebilmeleri için öncelikle gerekli olan kullanıcı bilgilerine veya telefon donanımlarına erişebilmeleri gerekiyor. Elbette bunları cihazın sahibinin izniyle yapabiliyorlar. Yani mobil izinler sadece kullanıcının izniyle erişilebilir oluyor.

Uygulamalar aslında, büyük ve gizliliği önemli bir işyerinin çalışanları olarak da düşünülebilir. Her birinin farklı görevi var. Dolayısıyla çalıştıkları ofiste erişebildikleri kısımlar da değişir. Daha çok sadece görevleriyle doğrudan bağlantılı oldukları yerleri kullanabiliyorlar. Mutfakta çalışan biri laboratuvarlara giremezken, bilim insanının da yemek yapılan yere girme hakkı olmaz. Bu önlemler sadece güvenlik amacıyla değil, daha sağlıklı çalışma koşulları oluşturmak için belirlenmiştir.

Aynı şekilde akıllı telefon ve tablet uygulamaları da cihazlara kurulurken hizmet ettikleri amaç doğrultusunda izinlere ihtiyaç duyar. Böylece yer bildirimi yapılmak istendiğinde GPS sensörüne erişebilir veya sesli kayıt yapacağı zaman mikrofonu verilen yetkiyle açabilir.

KİŞİSEL SORUMLULUK

Güncel mobil cihazları cezbedici kılan en önemli unsurlardan biri onları istendiği gibi özelleştirebilmek ve sürekli yeni yetenekler kazanmalarını sağlamak. Bunu sağlayan uygulamaların işlevselliklerini gerçeğe dönüştürmek içinse gerekli izinleri vermek gerekiyor. Böylece istenen kaynakları rahatça kullanabilirler. Ancak sürekli artan ve çeşitlenen uygulamaların tamamı masum değil. Özellikle güvenirlikleri kanıtlanan popüler olanlarını kullanmak endişeyi en aza indirse dahi bazılarının amacı daha çok bilgi elde etmek olanlar, verilen izinleri okumadan kurulum yapacak kullanıcıları bekliyor.

Bazen sorulması gereken basit bir soru vardır: Görevi sadece telefonun arkasında bulunan LED ışığı kullanarak dijital fener olarak çalıştırmak olan bir uygulamanın kişi rehber listesine, kimlik bilgilerine veya mikrofonu kontrol yetkisine neden ihtiyaç duyar? Amaçlar çok farklı olsa da hatta basitçe cihaza veya özel bilgilere hiçbir zarar gelmeyecek olsa da bu gibi gereksiz erişimler karşısında biraz daha dikkatli olmak gerekiyor. Sanal dünyada binlerce farklı yöntem geliştirerek “siber suç” işleyen kötü niyetli insanların dolambaçlı yollardan kredi kartı bilgilerini veya fotoğrafları elde etmesi kimse için istenen bir durum olamaz.

Sanal dünyada gün geçtikçe mahremiyet daha da çok azalıyor. Üstelik çoğu durumda kişisel bilgiler, beğeniler veya kullanım alışkanlıkları kullanıcılar tarafından kendi elleriyle teslim ediliyor. Bunun sebebi ise çoğunlukla izin verilmediği zaman uygulamanın kullanılamıyor olması… Yine de “kapıyı açarken” daha güvenilir olanları seçmek gerçek sorunların önüne geçmekte doğru bir tercih olabilir.

GÜVENLİ KULLANIM

Mobil cihazlarda kullanılan hangi işletim sistemi olursa olsun uygulamaları yükleyebilmek ve onları verimli bir şekilde kullanabilmek için istedikleri izinleri kabul etmek gerekiyor. Her birinde kullanıcılarını korumak için farklı güvenlik tedbirleri alan işletim sistemlerinin geliştiricileri, uygulama marketlerinde zararlı yazılımları tespit etmek için sürekli tarama yapıyor. Ayrıca her biri uygulama geliştiricilerine verdiği erişim izinlerini kendi iç güvenlik anlayışlarına göre ayarlıyor. Örneğin iOS ve Android mobil işletim sistemlerinde izinler kullanılacağı zaman veriliyor. Windows Phone mobil işletim sisteminde ise iki yöntem birden uygulanabiliyor.

Elbette her biri yeni sürümlerinde daha da farklı önlemlerle kendilerini geliştiriyor. Örneğin Android işletim sisteminde izinler kullanılacağı zaman izin istemesi özelliği Android M’den sonra geldi. Bundan önceki sürümlerde kurulum yapılırken topluca erişim hakkı tanınmış oluyordu. Daha ayrıntılı kontrolün anlamı ise daha fazla güvenlik…

Uygulama İzinleri

SON KARAR

İster konum erişimine izin verilsin ister rehberdeki kişilere ulaşılabilsin iyi ve çok popüler bir uygulama bazen vazgeçilmez olabiliyor. Ancak kullanıcıdan alınan bilgiler veya kullanıcı alışkanlıkları ile istatistikler hiçbir yerde kullanılmasa dahi rahatsız da edebiliyor.

Günümüzde bilgi ticari amaçlarla hareket eden kuruluşlar için büyük önem taşıyor. Zira gelişim stratejileri bu bilgilerden elde edilen verilere göre şekilleniyor. Yani bir anlamda başarıları sadece verileri toplamaları değil bu bilgileri doğru bir şekilde yorumlamalarına da bağlı. Ayrıca bilgilerin iletildiği kurumun sunacağı yeni hizmetler kullanıcılara daha da iyi hizmetlerle de geri dönebilir. Kimler tarafından değerlendirileceklerinin kararı da yine uygulamaları mobil cihazlarına kuracak olan kullanıcılara bağlı. Yine de her yeni deneyimde öngörülii olmaya çalışmak her zaman için en iyi seçenek olarak görünüyor.

İlgili Yazılar

Yorum Yap