İlk olarak basit bir soruyla başlayalım; “Teleskop ne işe yarar?”. Bu soru oldukça basit bir soru gibi gözükse de aslında birçok insanın yanılgıya düştüğü ilk nokta buradan başlamakta. Bu soruya verilen en yaygın cevaplardan birisi, “objeleri yakınlaştırmak” cevabı. Kısmen doğru olsa da, bir teleskobun ne işe yaradığını çok daha basit bir cümle ile ifade etmek mümkün. Teleskop basit bir tanımla “ışık toplayan” bir alettir. Doğru teleskobu seçebilmek için önemli birkaç puf nokta var. Bu yazımızda teleskop alırken nelere dikkat edilmesi gerektiğine değineceğiz. Umarım teleskop seçiminizde yardımcı olacak bir yazı çıkmıştır ortaya.

DİYAFRAM AÇIKLIĞI

Teleskoba ışık toplayan bir alet olarak baktığımızda, bir teleskoptaki en önemli özellik olan diyafram açıklığını anlamak oldukça basit bir hale geliyor. Fotoğraf makinelerine aşikar olanlara tanıdık gelen bu tanım, teleskobunuza ne kadar ışık girdiğini belirleyen en önemli özellik. Ölçü olarak milimetre veya inç olarak ifade edilebilen diyafram açıklığı, teleskobunuzun ucunda bulunan daire şeklindeki diyaframın çapını ifade etmekte.

Tahmin edebileceğiniz üzere diyafram açıklığınız ne kadar artarsa, teleskobunuza giren ışık miktarı da artmış oluyor. Teleskobunuza giren ışık miktarı arttığında gök-yüzündeki daha solgun olan cisimleri görebilme şansınız arttığınız gibi aynı zamanda gördüğünüz görüntünün kalitesi de artmakta.

Temel bir kural olarak alacağınız teleskobun en az 70mm (2,8 inç) diyafram açıklığına sahip olması gerekiyor. Ancak bu rakamın evrensel bir geçerliliği yok. Örneğin şehrin dışında ve ışık kirliliğinden uzakta bir noktada yaşamaktaysanız derin uzayda bulunan galaksileri görebilmek için 80mm (3,1 inç) diyafram açıklığına sahip bir teleskop yeterli olacaktır. Fakat ışık kirliliğinin yoğun olarak hissedildiği bir noktadan aynı galaksileri görmek istiyorsanız 150/200 mm (6/8 inç) diyafram açıklığına sahip bir teleskoba ihtiyaç duyabilirsiniz.

Teleskop bakarken düşmemeniz gereken en büyük tuzaklardan birisi kendisini 500x zoom gibi kalıplar ile pazarlayan teleskoplar. Bunun sebebi ise yakınlaştırma katsayısının oldukça yanıltıcı bir değer olması. Genel bir kural olarak bir teleskobun görüntü kalitesini bozmadan ne kadar yakınlaştırma yapabileceği, milimetre bazında hesaplama için diyafram açıklığının iki katı, inç bazında hesaplama için diyafram açıklığının 50 katı şeklinde hesaplanıyor. Eğer baktığınız teleskobun iddia ettiği veriler bu kurala uymuyorsa yanıltıcı pazarlama teknikleri ile karşı karşıya olduğunuzu söyleyebiliriz.

TELESKOP TÜRLERİ

Galileo Galilei‘den bu yana teleskoplar oldukça uzun bir yol kat ettiler. Galilei’nin orijinal reçetesi halen dünya çapında birçok teleskopta kullanılmaya devam ediyor fakat konuya farklı perspektiflerden yaklaşan bilim insanları sayesinde bir çok farklı teleskop türü türemiş bulunmakta. Günümüzde kullanılan teleskopları 3 farklı başlıkta kategori etmemiz mümkün. Kendine has avantajları ve dezavantajları bulunan bu farklı teleskop türlerinden kendiniz en uygun olanı bulmak ise size kalmış bir nokta.

Refraktör Tipi Teleskop

İlk olarak Galilei’nin orijinal reçetesi olan refraktör tipi teleskopları inceleyelim. Işığın girdiği ucunda bulunan bir lens aracılığı ile ışığı teleskobun diğer ucunda bulunan göz merceğine odaklayan refraktör tipi teleskoplar, daha önceden de belirttiğimiz gibi en eski yöntem. Tarihin bir döneminde yok olmanın eşiğine gelen refraktör teleskoplar optikteki radikal gelişmeler sayesinde varlığını günümüze kadar sürdürmeyi başardı.

Oldukça basit bir çalışma prensibine sahip olan refraktör teleskoplar bu basitlik sayesinde oldukça düşük tamir masraflarına sahip. Tamir etmesi ve bakımı oldukça ucuz olsa da, teleskop türleri arasında en yüksek fiyata satılan teleskoplara baktığımızda refraktör tipi teleskopların ilk sıraları aldığını görüyoruz. Özellikle diyafram genişliğinin fiyatı çok etkilediğini söyleyebiliriz.

Refraktör Tipi Teleskop

Refraktör Tipi Teleskop

Işığın önünde engel olan hiç bir mekanizma olmamasından dolayı refraktör teleskoplar en net görüntüyü elde etmekle ünlü. Fakat diyafram açıklığı arttıkça büyüyen teleskop pratiklik açısından ciddi sorunlar doğurabilir. Görüntü netliği oldukça yüksek olmasına rağmen refraktör teleskoplar ile ilgili bir diğer dezavantaj, ‘kromatik abrevason’ denilen renk bozulmasının çok yüksek fiyatlı ürünler haricinde neredeyse tüm refraktör teleskoplarda görülmesi.

Reflektör Tipi Teleskop

Refraktör teleskopların çalışma prensibinin tam tersi bir şekilde çalışan reflektör tipi teleskoplar ise piyasadaki ikinci teleskop çeşidini oluşturmakta. Teleskobun en arkasında parabolik bir aynaya sahip olan reflektör teleskoplar, aynadan yansıyan ışığı teleskobun önünde bulunan göz merceğine odaklamakta. Mercek yerine ayna kullanan bu sistem, piyasadaki diğer teleskop türleri arasında en düşük maliyetli olanı.

Reflektör Tipi Teleskop

Reflektör Tipi Teleskop

Refraktör tipi teleskoplara oranla daha pratik olan reflektör teleskoplar, refraktör teleskoplarda görülen kromatik abrevasyon sorununu da yaşatmıyor. Teleskop piyasasında fiyat olarak en alt sıralarda yer alan reflektör teleskoplar ile ilgili en büyük sıkıntı belkide düzenli olarak optik hizalamaya ihtiyaç duymaları.

Schmidt-Cassegrain Tipi Teleskop

Son olarak inceleyeceğimiz teleskop türü olan Schmidt-Cassegrain tip teleskoplar, tüm teleskoplar arasında en güncel teknolojiye sahip olanı. Hem mercekler hem aynalar kullanan bu tip teleskoplar, kompleks mimarisi sayesinde diğer tüm teleskoplardan daha portatif olmasıyla ünlü. Bu portatifliğin bedelini diğer teleskoplara göre daha düşük kalitede görüntü üreterek ödeyen Schmidt-Cassegrain teleskoplar son zamanlarda oldukça popüler.

Schmidt-Cassegrain Tipi Teleskop

Schmidt-Cassegrain Tipi Teleskop

PLATFORM

Teleskobunuzu yukarıda anlattıklarımızı ışığında seçtikten sonra geriye kalan tek iş teleskobunuz üzerine oturtacağınız bir platform seçmek. Bazı teleskoplar fotoğraf çekmek için kullandığınız tripodlara bağlanabilse de, fotoğraf makinesine göre daha büyük boyutlara sahip olan teleskobunuzu bu tripodlar ile kullanmak istediğiniz sonucu vermeyebilir.

Teleskoplar için özel olarak üretilmiş platformlardan en göze çarpanları, ‘GoTo’ olarak adlandırılan ve içerisinde küçük bir motor ile bir bilgisayar barındıran platformlar. Bulunduğunuz noktaya göre kalibre edildikten sonra içerisindeki küçük motor sayesinde hafızasındaki gök cisimlerine otomatik olarak yönelebilen bu tür platformlar, aynı zamanda kendi gözlemlerinizi hafızasına alabilme yeteneğiyle ön plana çıkıyor.

İlgili Yazılar

Yorum Yap